|
OGÜS ; bir mimarlık bürosu olarak, 2008 de Gümüşlük’te kurulmuştur. Sadece üretmek ama nasıl ve hangi kaynaktan beslendiğini önemsememek: Sadece üretmek; küreselleşme ortamında, dünya üretimine katkıda bulunmak olarak değil ama her üretim için bir tüketim gerektiğini de hesaba katarak; niteliksiz ürünlerin fazlalık, artık, kaba ve faydasız; üreten toplumun ise,''bir insan yığını'' olarak algılanmasına neden olmaktadır. Küresel savaşların temel nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir; ''Daha fazla üremeden-üretmeden yokedilmeliler''( tüketmeden,tüketilmeliler) denilmektedir.
Kültürlü mimarlık için yaşama savaşı: Çoğunlukla günümüzde,yeni ve lüks kağıda basılmış mimarlık kitaplarındaki projelere benzer projeler üretmek, kötü kopyalar ile orjinal ürünler arasındaki değerlendirmenin ve onurlandırmanın tüm dünyamızda bilinmesi gerçeğini yadsımaktadır. Sadece bu nedenle uluslararası ölçekte ve hatta ulusal ölçekte de projelerde ve kültürel etkinliklerde, ülkenin mimarları ve sanatçıları yeterli ölçüde önemsenmemekte ve dikkate alınmamaktadır. Fikir ve sanat eserleri birbirini etkiler.Ama yanlız olgun ve farklı lezzete erişmiş ürünler ait oldukları kültürleri eşdeğerleri ile birlikte yaşatmaya devam eder.Tarih pekçok kültürün yeryüzünden silindiğine şahit olmuştur. Sanat eserleri yada mimari eserler, ancak ait oldukları kültür yaşadıkça yaşar, anlamını korur. Amaç: Amacımız ,geleneksel ve yerel mimarlıkla, geçmişte kendini ifade etmiş kültür mirasını- yaşam biçimini; yeni mimarlık ortamında ve çağdaş kültür-sanat ilişkisini özümseyerek; ''bir hamur gibi'' tekrar tekrar yoğurmak, kültürün kıvamını ve yetkinliğini uzun erimde yineleyerek yaşatmak, tadını artırmak, araştırma-çalışma-tasarım-geri dönüp tekrar kültürel yaşam biçimiyle sorgulamak ve nihayet son aşamada mimari ürün elde etmektir. Bu çalışmalarda nihai ürün öncesinde bu yolculuğun aşamalarına farklı yaklaşımların katılımını işin kendisi kadar önemli ve gerekli görmekteyiz. Mekan tasarlarken bir etnoloğumuzun görüşleri ile hareket etmeli;bir projenin duvarını veya bir parçasını tasarlarken bir seramik sanatçımızın duyarlılığını projemize katarak; bir heykeltraşımız ile bir avluyu soyut bir heykel gibi görmeli ve bir ressamımız ile bir cepheyi yeniden yorumlamalı, renklendirmeliyiz.,İç-dış mekanlarımız,sunum ve tanıtımlarımız fotoğrafçılarımızın ve grafikerlerimizin dahil olması gereken alanlardır… Dileriz başarabiliriz. Lütfi Sertoğlu _ Mimar. |